SektorCepte · 2026-10-26
WhatsApp reklamında sohbeti ölçün, tıklamayı değil
Reklam WhatsApp sohbeti açıyorsa, işe yarayan sayı tıklama değil, işin adını ya da günü söyleyen konuşmadır.
Reklam düğmesi WhatsApp'ı açtığında ekranda bir sohbet başlar. Bu, müşteri olduğu anlamına gelmez. Kişi yanlışlıkla basmış olabilir, fiyatı merak edip yazmadan çıkmış olabilir ya da o an müsait olmadığı için sessiz kalmış olabilir. Reklam panelindeki tıklama, kapının açıldığını söyler. Kasaya giren iş ise sohbetin içindedir. Haftayı kapatırken "kaç kişi bastı" diye değil, "kaç konuşma bir iş, bir gün ya da bir ürün adı taşıyor" diye bakın.
1. Tıklama, kapının aralandığını gösterir
Bir tıklama, uygulamanın açıldığı andır. Kişi selamı görmüş, sonra telefonu cebine koymuş olabilir. Aynı kişi ertesi gün organik olarak da yazabilir. Onu iki kez müşteri saymak, haftayı şişirir. Reklamın işe yarayıp yaramadığını anlamak için sohbeti açın ve ilk müşteri cümlesine bakın. "Lastik bakımı ne zaman" ya da "yarın öğleden sonra gelir miyim" gibi bir cümle, niyet taşır. Yalnızca "merhaba" yazıp susmak, niyet sayılmaz. Bunu kızmadan not edin. Sessizlik de bir sonuçtur ve bütçenin nereye gittiğini gösterir.
2. İş, gün ya da ürün adı geçen sohbetleri sayın
Deftere ya da panele üç sütun yeter. Biri sohbetin başladığı gün, biri kişinin ne istediği, biri sizin verdiğiniz cevap. Hafta sonunda bu satırları sayın. Tıklama rakamını yanına koyun ama kararınızı sohbetten verin. On sohbetten ikisi randevuya döndüyse, o hafta bunu bilin. Nedeni ilan cümlesi de olabilir, cevap süreniz de. Sayıyı başkasıyla kıyaslamak zorunda değilsiniz. Kendi geçen haftanızla kıyaslamak yeter. Böylece "reklam işe yaramadı" cümlesi, hangi konuşmanın koptuğuna bağlanır.
3. İlk cevap, kişi hâlâ sohbetin içindeyken gelsin
WhatsApp'ta yazan kişi çoğu zaman o dakikayı ayırmıştır. Saatler sonra gelen uzun bir metin, niyeti soğutur. İlk cevap kısa olsun. Ne istediğini anladığınızı, hangi gün bakabildiğinizi ve bir sonraki adımı yazın. Eliniz işteyse, hazır bir cümle koyun: hangi hizmete baktığınızı ve bugün saat kaçta döneceğinizi söyleyin. "En kısa sürede" belirsizdir. "Bugün akşam altıdan sonra yazarım" belirlidir. Söz verdiğiniz saatte yazın. Yazamazsanız ertesi sabah ilk iş olarak yazın ve gecikmeyi kısaca söyleyin.
4. Üç soruluk bir karşılama insanı kaçırır
Sohbet açılır açılmaz adres, bütçe ve üç tercih sormak, kişiyi formun önüne oturtur. Oysa o, bir komşu dükkâna yazdığını sanır. Önce işi teyit edin. Sonra tek bir soru sorun: gün mü, ölçü mü, semt mi. Gerisi konuşmanın içinde gelsin. Hazır metin, dükkânın adını ve semtini içersin ki yanlış yere yazan anlasın. Fiyatı sayfanızda yazıyorsanız, sohbette aynı rakamı söyleyin. Sayfada başka, sohbette başka rakam varsa güven kırılır. Reklam vaadi ile ilk mesaj aynı işi anlatmalıdır.
5. Tek bir öne çıkan gönderiye değil, haftaya bakın
Bir gün çok tıklama alıp hiç konuşma getirmeyebilir. Ertesi gün az tıklama, iki net randevu getirebilir. Kararı bir günün paneline göre vermeyin. Yedi günün sohbetlerini yan yana koyun. Hangi cümlenin yazıldığını, hangi semtin geçtiğini ve nerede cevap geciktiğini işaretleyin. Bütçe küçükseniz bile bu bakış, paranın mahallede mi yoksa ilgisiz bir kaydırmada mı eridiğini gösterir. Konuşma başlamayan ilanı durdurun. Konuşma başlatan ilanı, aynı vaatle bir hafta daha deneyin.