SektorCepte · 2026-10-26
Turist Sokağı İçin İkinci Dil
Sokağınızda turist varsa bir dil daha ekleyin. Saat, adres, nasıl sipariş edileceği ve fiyat aynı kalsın. Bütün siteyi ilk gün çevirmeyin.
Sokağınızdan turist geçiyorsa vitrin tek dilde kalınca satış kapının önünde durur. İnsan menüyü anlamaz, saati okuyamaz, içeri girmeden yürür. İkinci dil, bütün siteyi o hafta çevirmek değildir. O sokakta sorulan dört şeyi anlaşılır yazmaktır: ne sattığınız, kaça sattığınız, saat kaçta açık olduğunuz, nasıl sipariş edileceği. Bu dört şey iki dilde de aynı gerçeği söyler. Biri güncel, biri eski kalırsa turist yanlış saatte gelir.
1. Sokağın dilini seçin
Her dili birden açmayın. Sokağınızda duyduğunuz dili seçin. Sabah kahvesini o dilde isteyen kişi, menünüzün de o dilde okunmasını bekler. İkinci bir dil ancak aynı sokakta ikinci bir kalabalık varsa gelir. Üçüncü dil, ilk ikisi düzgün durmadan eklenmez. Dilin adı bayrakla değil, sayfanın kendi cümlesiyle anlaşılır. Bayrak, telefonda küçük kalır ve yanlış ülkeye işaret edebilir. Sayfanın üstünde dilin adı yazsın. İnsan, tanıdığı harfi görsün. Sizin konuşamadığınız bir dili sayfaya koymak, o dilde cevap vereceğiniz anlamına gelmez. Sayfada, siparişin Türkçe ya da işaretle de yürüdüğünü bir cümleyle söyleyin.
2. Dört şeyi önce yazın
İlk sayfa kısa olsun. İşin adı, üç örnek, fiyat, saat, adres. Hikayenizi, kuruluş yılınızı ve uzun bir karşılama yazısını ikinci güne bırakın. Turist açken saat ve fiyat arar. Hakkınızda sayfası o an okunmaz. Fiyat iki dilde aynı rakam olsun. Birinde indirim, diğerinde normal fiyat durmasın. Saat de aynı olsun. Öğle arasını bir dilde yazıp diğerinde unutursanız kapıya o arada gelen olur. Adres, mahalle ve durak adıyla yazılsın. Yalnızca dükkan adı, sokağı bilmeyen kişiye yetmez. Haritadaki iğne ile sayfadaki adres aynı kapıyı göstersin.
3. Sipariş cümlesi kısa ve ortak olsun
Nasıl sipariş edileceğini iki dilde de aynı adımlarla yazın. İçeri gelin, numarayı söyleyin, kasada ödeyin. Ya da masaya oturun, kişi sayısını söyleyin. Adımlar üçü geçmesin. Uzun kural, aç insanı kaçırır. Mutfak dili ile sayfa dili karışmasın. Yemeğin adı o dilde söyleniyorsa yanına sizin kullandığınız adı da koyun. Garson, sayfadaki yabancı adı mutfakta aramasın. Fotoğraf iki dilde de aynı kare olsun. Ayrı fotoğraf, ayrı porsiyon sanılır. Alerjen satırı da ikinci dilde dursun. Yalnızca çevirisi güzel olan yemeği değil, içindekini de yazın. İçerik çevrilmezse sayfa vitrin olur, bilgi olmaz.
4. İki dili aynı gün güncelleyin
Saat değişince iki sayfa birden değişir. Birini yarına bırakmak, o dilde gelen kişiyi yanlış kapıya yollar. Fiyat değişince de aynı. İndirim bitince iki dilde de kalkar. Bayram kapanışı iki dilde de aynı tarihleri taşır. Bunu tek kişinin işi yapın. İki kişi ayrı ayrı düzeltirse biri unutulur. Ayda bir iki sayfayı yan yana açın. Saat, fiyat ve adres aynı mı bakın. Aynı değilse o oturuşta düzeltin. Eski sezonun cümlesini ikinci dilde bırakmak, dükkanı terk edilmiş gösterir. Turist, terk edilmiş sayfayı açık dükkan sanmaz.
5. Konuşamadığınız yeri sayfa taşısın
İkinci dili akıcı konuşmuyorsanız bunu gizlemeyin. Sayfa, siparişi taşır. Sohbet kısa kalabilir. İşaret, numara ve sayfadaki satır yeter. İnsan buna alışkındır. Uzun bir sohbet vaadi verip sonra susmak, sayfanın doğru olmasından daha çok kırar. Karşılama cümlesinde, yazıyla sipariş alınabileceğini söyleyin. Telefonda o dilde uzun konuşamayacağınızı da sakin yazın. Sakin cümle, beceriksizlik değil, düzen gösterir. Dili sonradan öğrenirsiniz. Sayfa o günden itibaren iş görür. İş gören sayfa, ezberlenmiş üç cümleden daha çok satış tutar.
Bu hafta sokağınızda en çok duyduğunuz dili seçin. O dilde dört şeyi yazın: ne, kaç para, saat, nasıl sipariş. Türkçe sayfayla yan yana koyup rakamları karşılaştırın. Biri farklıysa aynı gün düzeltin.